Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 5 ... 10
1
Bugün sizleri, Bakara suresi 178–179. ayetler üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Allah Kur’an da öyle kurallar, kanunlar koymuştur ki, bizler toplum olarak yaşarken, bir düzen ve adalet sağlansın. Yazdığım ayetler, günümüzde çok farklı şekillerde anlaşılmış, farklı yorumlar yapılmıştır. Önce ayeti yazalım, daha sonra üzerinde birlikte düşünelim.

Bakara 178–179: Ey iman edenler! ÖLDÜRÜLENLER HAKKINDA SİZE KISAS FARZ KILINDI. HÜRE HÜR, KÖLEYE KÖLE, KADINA KADIN. Bununla beraber kim öldürülenin velisi tarafından bağışlanırsa, artık o zaman örfe uymak ve öldürülenin velisine güzellikle diyet ödemek gerekir. BU, RABBİNİZDEN BİR HAFİFLETME VE RAHMETTİR. Kim bundan sonra zulüm yapmaya kalkışırsa, ona acı bir azap vardır. Ey akıl sahipleri! KISASTA SİZİN İÇİN HAYAT VARDIR. Umulur ki sakınırsınız. (Bayraktar Bayraklı meali)

Ayetin ilk cümlesinde Allah, bakın iman edenlere ne diyor. ÖLDÜRÜLENLER HAKKINDA SİZE KISAS FARZ KILINMIŞTIR. Farz kılınmıştır emri, bizlerin önemseyerek dikkatle uymamız gereken, üzerimize yüklenmiş bir emirdir, görevdir. Önce kısas kelimesi ile Allah bizlere, neyi emretmiş onu doğru anlamalıyız ki, farz olan emri yerine getirebilelim. Kısası eğer araştırmadan, bir suçlunun işlediği suçun aynısı ile cezalandırma diye basitçe anlarsak, olayın özüne inmezsek, Allah ın bizlerden istediği farz emrini gereği gibi anlamamış oluruz. Verilen emri, doğru yerine getiremeyiz.

Peki, Allah kısas uyarısından neyi kast ediyor? Ayette tüm iman edenlere yapılan uyarıda, İŞLENEN SUÇUN DENGİYLE, ÖLÇÜSÜNCE, ADALETLE, HAKKANİYETLE CEZANIN VERİLMESİ EMREDİLMİŞTİR. Kısas asla intikam duyguları değildir. Bazı kişilerin söylediği gibi kana kan ise hiç değildir. Bu sözler, düşünceler Kur’an ın anlayışına, adaletine asla uymaz.

AYETİN DEVAMINDA, HÜRE HÜR, KÖLEYE KÖLE, KADINA KADIN DİYE GEÇEN SÖZLER VAR. Bu sözlerle Allah, neyi kast ediyor olabilir? Bazı kişiler bu sözleri şöyle anlamışlar. Ailesinden, kavminden özgür bir kişiyi haksız yere öldürmüşse karşı toplumdan birisi, onların içindende özgür bir kişinin canını alıp, kısas etme, öldürme hakkı vardır. Ölen köleyse, karşı toplumdan bir kölenin ölümü istenebilir, şeklinde açıklama yapanları duyarız. Tüm bu düşünceler, Allah ın adaletine, Kur’an anlayışına aykırıdır. Hiç kimse, bir başkasının suçunun cezasını çekemez, herkes kendi yaptıklarından sorumludur.

Peki, burada sayılanlar ne anlama geliyor. Bildiğiniz gibi, cahiliye döneminde özgür bir erkek, köle öldürmüşse haksız yere, çok fazla sorun teşkil etmiyor, kendi aralarında ceza almadan sorunu çözebiliyorlarmış. Yine özgür olduğu halde, bir kadının haksız yere öldürülmesi, bir erkeğin öldürülmesinde verilen tepki gibi olmuyor, bu konu bir şekilde aralarında halledilebiliyormuş. Allah bu konuya çok net ve kesin bir çözüm getirerek, HER KİM OLURSA OLSUN, İSTER HÜR, İSTER KÖLE, İSTER KADIN, BİR KİŞİYİ ÖLDÜRÜRSE, MUTLAKA AYRIM YAPILMADAN KISAS UYGULANIR DİYOR ALLAH.

Devamında ise öyle bir kolaylık getiriyor ki, bu ayetiyle ölüm tek çare değil, sorunlarınızı aranızda çözmeye çalışın, düşmanlık değil dostluk önemlidir, nefsinize hâkim olun, olayı iyice araştırın anlayışını, düşüncesini adeta bizlere aşılamaya çalışıyor ve bakın ne diyor. Tüm bunlardan sonra, ölenin yakını tarafından kısas bağışlanırsa, ölenin yakınlarına diyet yani maddi bir karşılık vermesi gerekir açıklaması yapılıyor.

Şimdide bu konu üzerinde düşünelim, çünkü bazı kardeşlerimiz şöyle düşünebilir. Zengin parayı bastırdı mı cezadan kurtulur. Hayır, cezadan kurtulmuyor, yalnız kısas uygulanmıyor. Yani yalnız ölümden kurtuluyor. Ayetin devamında bu konuya açıklama getiriyor ve ne diyor?” BU, RABBİNİZDEN BİR HAFİFLETME VE RAHMETTİR” Demek ki ceza iptal olmuyor, hafiflemiş oluyor.

Gelelim ayetin, son kısmında yapılan uyarıya. Bakın ne diyor Allah. “KISASTA SİZİN İÇİN HAYAT VARDIR.” Gerçektende kısasta bizler için hayat var ama kısasın ne olduğunu doğru anlayabilirsek. Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı dediğinde, Allah aslında şunu söylüyor bizlere. ÖLDÜRENİN, NEDEN KARŞISINDAKİ KİŞİYİ ÖLDÜRDÜĞÜNÜN SEBEPLERİNİ, NEDENLERİNİ MUTLAKA ARAŞTIRIN. BUNU YAPTIĞINIZ TAKDİRDE, O KİŞİYE KARŞI BÖYLECE, ADALETLİ BİR KISAS UYGULAYABİLİRSİNİZ DİYOR. Onun içindir ki Allah, öldürme durumunda hafifletici nedenler olursa, onun ölümünü affetmeniz, diyet karşılığı kısastan vazgeçmeniz uygun olabilir diye bu açıklamayı yapıyor, kolaylık getiriyor. Bakın İsra suresi 33. ayetinde, bu konuya nasıl açıklama getiriyor.

İsra 33: Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayınız! BİR KİMSE HAKSIZ YERE ÖLDÜRÜLÜRSE, ONUN VELİSİNE YETKİ VERDİK. ANCAK BU VELİ KISASTA İLERİ GİTMESİN! Ona verdiğimiz yetkiyle, alacağı yardımı almıştır. (Bayraktar Bayraklı meali)

Aslında bu ayet, Bakara suresi 178–179. ayetleri açıklıyor ve diyor ki, haklı bir sebep olmadıkça ki bunu diğer ayetlerinde de açıklıyor, örnek veriyor ve savaşta sizleri öldürmek için gelen düşmanların öldürülmesine izin veriyor. Haksız yere bir kişi öldürüldüğünde, velisine açıkladığımız ayette olduğu gibi yetki verildiğini söylüyor. Yani ölüm konusunda son kararı, ölen kişinin velisi vereceğini anlatıyor. BU VELİNİN DE KISASTA İLERİ GİTMEMESİ YANİ KONUYU İYİCE ARAŞTIRIP, DUYGULARININ ETKİSİNDE KALMADAN, ADALETLİ OLMASI GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR. Kur’an bu kısas emrinin, daha önceki Ehli kitaba da tebliğ edildiğinden bahseder, ama onların bu hükmü unuttuklarını hatırlatır, Maide 45. ayette. Şimdide onu hatırlayalım.

Maide 45: O hak kitabında onlara, “CANA CAN, GÖZE GÖZ, BURUNA BURUN, KULAĞA KULAK, DİŞE DİŞ VE YARALARA KARŞILIK KISAS/ÖDEŞME” YAZDIK. Kim bunu bağışlar, kısas hakkından vazgeçerse o, kendisi için kefaret olur ve kimler Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse zalimler onlardır! (Bayraktar Bayraklı meali)

Bu ayette de tek tek sayılanlar, cana can, göze göz, buruna burun örnekleri, daha önce söylediğimiz gibi, kısasın ne olduğunun inceliğini, açıklamasını, izahını yapıyor. Yani diyor ki Allah, kısası uygularken titiz davranın, asla aşırıya kaçmayın. Size yapılanların ölçüsünce karşınızdakinin cezalandırılmasını isteyin. Yoksa bu ayetten senin canını almışsa sende ölümünü iste, gözünü çıkarmışsa sende onun gözünü çıkar, dişini kırmışsa sende onun dişini kır demek istemiyor. Bu örneğin sonunda yaraların bile hesaba katılmasını söylüyor. Bu örnek aslında bizlere, bu konuda çok hassas davranmamız gerektiğini, bir yaranın bile hesap edilerek, karşımızdaki kişiye adaletimizi göstermemizi istiyor bizlerden Allah. Ayeti tercüme eden yazar, kısasın yanına ödeşme diye de yazmış. Aslında buna ödeşme demek, ne derece doğru olur bilmiyorum. Ödeşme dersek, intikam demekten farksız bir söz söylemiş oluruz ki, bu Allah ın hukuk ve adalet sisteminde asla yoktur. DİKKAT EDERSENİZ ALLAH, BAĞIŞLAMAKTAN BAHSEDİYOR, ÖDEŞMEKTEN DEĞİL.

Devamındaki sözlerden bunun ödeşme, intikam olmadığını çok açık anlıyoruz. Allah diyor ki, tüm bu yapılanlardan sonra, kim bunu bağışlar kısas hakkından vazgeçerse, bu davranışı kendi günahları için kefaret/karşılık olur.

Örneğini verdiğim ayetler üzerinde düşündünüz ve Allah kısas emriyle bizlerden ne istediğini sanırım çok açık anladınız. Bu bilgiler ışığında sizlere sormak istediğim bir konu var. Maide 38. ayette Allah, hırsızlık yapanın ellerini kesin, dediği bir cümle vardır. Örneklerini verdiğimiz kısas ayetlerinden sonra, sizce bu ayette Allah, hiçbir ayrım, açıklama yapmadan, ölüm kısasında olduğu gibi bir kolaylık getirmeden, hırsızlık yapan kişinin ellerini hemen kesin der mi? Allah geri dönüşü olmayan ölüm cezasında bile bir kolaylık getirip, ölümü engelliyorsa, hırsızlık yapanın, gerçekten bizzat elini kesin demiş olsaydı, kısas örneğinde olduğu gibi açıklamalar yapmaz mıydı?

GÖZE GÖZ, DİŞE DİŞ, YARAYA YARA İLE KISAS HÜKMÜNÜ ÇOK İNCELEYEREK, ARAŞTIRARAK VERİN DİYEN ALLAH, HANGİ KISAS ŞARTLARI OLUŞTU DA, HIRSIZIN ELİNİN KESMESİNİ İSTESİN. Hırsızlık ve el kesme, nasıl bir karşılık/kısas olur, bu nasıl bir adalet anlayışıdır, bunu düşünebiliyor muyuz? HANİ ALLAH KISASTA İLERİ GİTMEYİN DİYORDU, bu hükmün, uyarının sizce hiçbir önemi yok mu? Bir kişiyi öldürmek mi ağır suç, yoksa hırsızlık yapmak mı? Allah ölüm cezasına hafifletme kolaylığı getiriyorsa, gerçekten hırsızın ellerinin kesilmesini emretmiş olsaydı ayette, ona da buna benzer kolaylığı, kesinlikle getirirdi. Yorumunu sizlere bırakıyorum. 

Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah suçu ve toplumlar arasındaki yanlış davranışları, önce kendi aramızda güzellikle, anlayışla, özveriyle anlaşarak çözümlememizi öneriyor. Ölüm cezası konusunda, öldürülen kişinin velisine yetki veriyor, ama kısas ta adaletli olunmasını, araştırılıp ondan sonra kısasın istenmesini bizlere öğütlüyor ve sakın kısasta aşırı gitmeyin diye de uyarıyor.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/

2
English For Fun / Ynt: NEWS kelimesinin oluşum şekli
« Son İleti Gönderen: nescey 18 Ocak 2018, 12:39:15 »
harika  :-)
3
3. Sınıf 3. Ünite - People I Love / Ynt: can, actions
« Son İleti Gönderen: sharpen 15 Ocak 2018, 00:53:19 »
thanks :)
4
teşekkürler :alkis::
5
2. Sınıf İngilizce Forumu / Ynt: 2.sinif COLORS
« Son İleti Gönderen: taptık 14 Ocak 2018, 18:34:46 »
yeşekkürler :)
6
Peygamberimizin Kur’an anlayışı nasıldı? Bu soruyu hepimiz kendimize sormalıyız, araştırmalı ve öğrenmeliyiz. Bu konularda farklı fikirler var. Örneğin, Peygamberimizin hadislerinden, Allah ın elçisinin Kur’an a nasıl baktığını, Kur’an anlayışını çok rahatlıkla öğrenebiliriz diyenlere rastlarız. Bir başka düşünce, ALLAH IN ELÇİSİNİN KUR’AN ANLAYIŞINI, ÇOK AÇIK KUR’AN DAN, AYETLERDEN, ALLAH IN VERDİĞİ ÖRNEKLERDEN ANLAYABİLİRİZ dediklerini hepimiz biliyoruz.

Gelin bu cevaplar üzerinde birlikte düşünelim. Eğer Allah ın elçisinin Kur’an a bakışını, Kur’an anlayışını rivayet hadislerden öğrenmeye çalışırsak, adı üstünde rivayet yani kesin olmayan bilgilerden yararlanarak anlamaya çalışmış oluruz. Buda bizleri asla doğruya götürmez. Allah ne diyordu, emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin hesabını sorarım. Ayrıca günümüzde ilim tahsili yaptığını söyleyen bazı kişilerden yola çıkarak, onların söylemleri ile Peygamberimizi tanımaya, İslam ı anlamaya çalışmamızda büyük hata olur.

İSLAM I VE ALLAH IN ELÇİSİNİ, KİŞİLERİN DİN ANLAYIŞINA DÜŞÜNCE VE FİKİRLERİNE GÖRE DOĞRU ANLAYAMAYIZ, ANLAMAYA ÇALIŞIRSAK HATA YAPARIZ. BU SÖZLER DÜŞÜNCELER GERÇEKLERİ DEĞİL, O KİŞİNİN FİKİRLERİNİ VE YORUMLARINI YANSITIR.

Allah ın elçisine atfen söylenen öyle sözler/hadisler var ki, adeta Peygamberimize iftira niteliğinde, onun söylemesi mümkün olmayacak sözler var hadisler arasında. Şöyle diyebilirsiniz, onları ayıklayıp temizlemeliyiz. Bu düşünceye kısmen de olsa hak vermek gerekir. Peki, bu ayrımı tasnifi, nasıl yapmalıyız? Elimizde karşılaştıracağımız, ölçü ne olmalı?

Eğer ölçümüz beşeri FIKIH inancıysa, bundan sonuç almamız asla mümkün olamaz, çünkü bu kuralları koyanlar insanlardır, fıkıh dinin asli unsuru asla olamaz. Ama ölçümüz, karşılaştıracağımız kaynağımız Kur’an olursa, asla hata yapmayız. Kur’an ile karşılaştırırsak, şöyle bir sonuca varmamız mümkündür. Allah ın elçisi, bu sözleri söylemiştir, çünkü bu düşünceler Kur’an ın bahsettiği konulardır, hükümlerdir, Allah ın elçisi de bunları anlatmış, örnek vermiştir diyebiliriz.

Günümüzde bu konuda öyle söylemler geliştiriliyor ki, doğrusu peygamberimize karşı sevgimizi, adeta silah koz olarak kullanıyorlar. Diyorlar ki, “PEYGAMBERİMİZİN KUR’AN ANLAYIŞINDAN, RAHATSIZ OLANLAR MI VAR ?” Düşünebiliyor musunuz, Allah ın elçisinin Kur’an anlayışından hangi Müslüman rahatsız olabilir? Ben Müslüman ım diyen hiç kimse rahatsız olamaz. Rahatsız olacak bir kesim vardır ki ona bende dâhilim, oda Allah ın elçisi söylemediği halde, bunlar Allah ın elçisinin sözleridir diyerek ortaya atılan, ama Kur’an ın asla onayından geçmeyen sözlerin toplum tarafından, din ve iman adına toplum içinde yayılması ve kanun, kural koyucu olarak kabul görmesidir.

Allah ın elçisinin Kur’an anlayışını anlamak isteyen, şunu asla unutmamalıdır. Peygamberimiz yaşadığı dönem içinde, Kur’an dışından hiçbir sözü yazıya geçirtmemiş ve sizlere Kur’an yeter demiştir. Onun içindir ki, günümüze ulaşan tüm hadisler, bir rivayete göre diye başlar ve bir başkasından nakillerle günümüze ulaşmıştır. İŞTE SİZE, PEYGAMBERİMİZİN KUR’AN ANLAYIŞINA, ÇOK GÜZEL BİR ÖRNEK.

Eğer Allah ın elçisi, bizler Kur’an ı okuduğumuzda, ayetler üzerinde düşündüğümüzde, ayetleri anlayamayacak olsaydık, böylemi davranırdı? Şunu lütfen unutmayalım, Peygamberimiz ÜMMİYDİ. Yani daha önce hiçbir Ehli kitaba tabii değildi. Hatta Allah ayetinde ne diyordu konuyu bizlerin daha iyi anlayabilmesi için. “SEN DAHA ÖNCE, DİN İMAN NEDİR BİLMEZDİN, SENİ DOĞRU YOLA BİZ İLETTİK.”

Buradan da anlıyoruz ki, Peygamberimiz din adına ne öğrendiyse Kur’an dan öğrenmiştir. ALLAH IN ELÇİSİNİN İMAN ANLAYIŞININ TEMELİ YALNIZ KUR’AN DI. Eğer Peygamberimizin yolundan, izinden gitmek istiyorsak, bizlerinde izleyeceği yol, din adına delilimiz yalnız Kur’an olmalıdır.

Dört halife dönemini hatırlayınız lütfen. Peygamberimize en yakın olanlar bile, Kur’an ın dışına zerre çıkmamış, toplum arasında hadis naklini yasaklanmıştır. Bu yasağı, sağlığında Allah ın elçisi koymuştu.  Çünkü kendi sözünün birkaç gün içinde, dilden dile nakledilirken, kendi söylediklerinin tam tersi hale sözlerinin dönüştüğüne, bizzat kendisi şahit olmuştur. Birde yüzlerce yıl sonra, bu sözlerin bizlere ne derece doğru ulaşabileceğinin yorumunu, sizlere bırakıyorum.

Tüm bu gerçekleri düşündüğümüzde, Allah ın elçisinin Kur’an anlayışı çok açık anlaşılıyor. Bu davranıştan hiçbir Müslüman gocunmamalı, tam aksine titizlikle hayatına geçirmelidir. Allah ın elçisinin, bu davranışı uyguladığına dair kanıtımız nedir diye sorabilirsiniz. Elbette bunun cevabını da, Allah ın bizlere Kur’an da, çok açık ve net bildirdiğini görüyoruz. Bu uyarıları yaptıktan sonrada, Yaradan şunu söylüyor bizlere. “ALLAH I ZİKREDENLER İÇİN, ALLAH IN RESULÜ SİZLER İÇİN GÜZEL BİR ÖRNEKTİR.”

Şimdide bizlerin sorumlu olduğumuz Kur’an a bakalım, acaba Allah ın elçisinin görev ve sorumluluğunda Kur’an ın yeri nedir, elçisinin Kur’an anlayışı hakkında Allah neler anlatıyor bizlere, ona bakalım ki, Allah ın elçisinin Kur’an anlayışı apaçık ortaya çıksın.

Ankebut 18: "Eğer yalanlarsanız bilin ki, sizden önceki ümmetler de yalanlamıştı. RESULE DE DÜŞEN, AÇIK BİR TEBLİĞDEN BAŞKA ŞEY DEĞİLDİR."(Yaşar Nuri meali)

Ahkaf 9: De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. (Diyanet vakfı meali)

Ahzab 2: RABBİNDEN SANA VAHYOLUNANA UY. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Diyanet meali)

Yunus 109: (Ey Muhammed!) SANA VAHYOLUNANA UY VE ALLAH HÜKMÜNÜ VERİNCEYE KADAR SABRET. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır. (Diyanet meali)

Enbiya 45; De ki: “BEN SİZİ ANCAK VAHİY İLE UYARIYORUM.” Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler. (Diyanet meali)

Hakka 44.45.46: Eğer (Peygamber) BİZE İSNAT EDEREK BAZI SÖZLER UYDURMUŞ OLSAYDI, MUTLAKA ONU KUDRETİMİZLE YAKALARDIK. SONRA DA ONUN ŞAH DAMARINI MUTLAKA KESERDİK. (Diyanet meali)

Enam 48: Biz, ELÇİLERİMİZİ YALNIZCA MÜJDECİ VE UYARICI OLARAK GÖNDERİRİZ. Bu nedenle, iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar ne korkacak ne de üzüleceklerdir. (Muhammed Esed meali)

Enam 19:….. İşte bu Kur’an bana, ONUNLA SİZİ VE ERİŞTİĞİ HERKESİ UYARAYIM DİYE VAHYOLUNDU. (Diyanet meali)

Enam 50: …BEN SADECE, BANA GÖNDERİLEN VAHYE UYUYORUM.”  (Diyanet meali)

Ne dersiniz, Allah ın elçisinin Kur’an anlayışı, sizce çok açık anlaşılmıyor mu? BUNCA AYETLERDEN ANLAŞILIYOR Kİ, ALLAH IN ELÇİSİ YALNIZ KUR’AN A UYARDI. Allah ın uyarıları, ikazları bizlere Peygamberimizin Kur’an anlayışını, çok açık bir şekilde anlatıyor. Peygamberimiz benim görevim, aldığım Kur’an vahyini sizlere tebliğ etmektir, asla bunlara kendim hiç bir ilave yapamam diye açıkça bildiriyor. Bu gerçeklerden sonra, hala peygamberimizin dinde hüküm koyma, ilave yapma yetkisinin olduğunu söylersek, neyi anlamış oluruz biliyor musunuz?

ALLAH IN ELÇİSİNİN KUR’AN ANLAYIŞINI DEĞİL, BİZLERE DAYATILAN HURAFELERE İNANMAKLA, BİRİLERİNİN İSLAM VE KUR’AN ANLAYIŞINI, ALLAH IN ELÇİSİNİN KUR’AN ANLAYIŞI DİYE ANLAMIŞ OLURUZ. Bu da iftiradır ve büyük günahtır.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
7
Ortaokul 7. Sınıf Yazılıları / Ynt: 7.1.1 2016 - 2017
« Son İleti Gönderen: sava 11 Ocak 2018, 03:48:01 »
Thanks
8
7. Sınıf İngilizce Forumu / Ynt: 7TH GRADES -ENGLISH ROUTE 7 UNIT 1 WORKSHEET
« Son İleti Gönderen: sava 11 Ocak 2018, 03:44:06 »
Thanks
9
Ortaokul 7. Sınıf Yazılıları / Ynt: 2017-2018 7.1.1
« Son İleti Gönderen: sava 11 Ocak 2018, 03:40:24 »
 :alkis::
10
Ortaokul 7. Sınıf Yazılıları / Ynt: 7.1.3
« Son İleti Gönderen: just-eng-sena 10 Ocak 2018, 13:42:28 »
kullanabileceğim bölümler var, paylaşım için teşekkürler
Sayfa: [1] 2 3 4 5 ... 10