Gönderen Konu: I'm used to  (Okunma sayısı 11325 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ayşe

  • V.I.P.
  • *****
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
I'm used to
« : 04 Ekim 2008, 18:53:03 »
Alışkın olduğumuz şeyleri yazalım. Öznenin I olması şart değil.
Fatma kendisine bir araba aldı. Ama araba kullanmayı bilmiyor.
Fatma wasn't used to driving. Fatma araba kullanmaya alışkın değildi.
Fakat Fatma pekçok pratik yapar ve artık araba kullanmak daha az tuhaftır onun için.
Fatma got used to driving. Fatma araba kullanmaya alıştı.
3 yıl sonra şimdi Fatma için artık solda araba kullanmak sorun değildir.
Fatma is used to driving. Fatma solda araba kullanmaya alışkındır.
Daha fazla bilgi için aşağıdaki linkteki
Be / get used to something (I'm used to...)
başlıklı yazıya bakabilirsiniz.
http://www.myingilizce.com/index.php/topic,7688.msg45474.html#new

Benim cümle geliyor!!!!!!!!!!!!

I am used to getting up early.
Erken kalkmaya alışkınım.

Linkback: http://www.myingilizce.net/index.php?topic=8453.0
« Son Düzenleme: 04 Ekim 2008, 19:05:16 Gönderen: ayşe »
Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).

Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Çevrimdışı rosi

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 256
  • Karma: 2217
  • Cinsiyet: Bayan
I'm used to
« Yanıtla #1 : 05 Ekim 2008, 15:26:50 »
I am used to travelling .

Çevrimdışı ayşe

  • V.I.P.
  • *****
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
I'm used to
« Yanıtla #2 : 05 Ekim 2008, 19:21:07 »
I was used to washing the dishes. Tabakları yıkamaya alışkın değildim.
Birkaç kez tabakları yıkadıktan sonra
I got used to washing the dishes. Tabakları yıkamaya alıştım.
2 yıl sonra
I am used to washing the dishes. Tabakları yıkamaya alışkınım.

Çevrimdışı ayşe

  • V.I.P.
  • *****
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
I'm used to
« Yanıtla #3 : 06 Ekim 2008, 21:38:54 »
I wasn't used to water the flowers, which five off wonderful scent at night.
Çiçek sulamaya alışkın değildim, ki o gece güzel bir koku yayar.

I got used to water the flowers, which five off wonderful scent at night.
Çiçek sulamaya alıştım, ki o gece güzel bir koku yayar.

I'm used to water the flowers, which five off wonderful scent at night.
Çiçek sulamaya alışkınım, ki o güzel bir koku yayar geceleyin.

http://useit.vn/index.php?option=com_content&task=view&id=885&Itemid=348
The jasmine flowers give off  wonderful scent at night.


Çevrimdışı ayşe

  • V.I.P.
  • *****
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
I'm used to
« Yanıtla #4 : 07 Ekim 2008, 00:16:54 »
I'm used to breathe in every word my teacher was saying. Öğretmenimin söylediği her kelimeyi can kulağıyla dinlemeye alışkınım.

to breathe in: can kulağıyla dinlemek. he breathed in every word his teacher was saying.
ingilizce-türkçe sözlük. sayfa 169
« Son Düzenleme: 13 Ekim 2008, 17:34:40 Gönderen: ayşe »

Çevrimdışı ayşe

  • V.I.P.
  • *****
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
I'm used to
« Yanıtla #5 : 07 Ekim 2008, 13:17:34 »
I'm used to BRING the subject UP at the meeting.  Toplantıda mevzudan bahsetmeye alışkınım.


bring up
Bir konudan bahsetmek
My mother brought up that little matter of my prison record again.
“Annem, o kadar da önemli olmayan sabıka kaydımdan bahsetti.”

http://www.usingenglish.com/reference/phrasal-verbs/bring+up.html
Bring up - Mention
Example:
They didn't BRING the subject UP at the meeting.

Bring up - Raise a child
Example:
My parents BROUGHT me UP strictly.

Çevrimdışı ayşe

  • V.I.P.
  • *****
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
I'm used to
« Yanıtla #6 : 07 Ekim 2008, 23:00:20 »
I'm used to GETTING my ideas ACROSS. Fikirlerimi aktarmaya alışkınım.

GET ACROSS:aktarmak
I’m not very good at getting my ideas across. Fikirlerimi aktarmada çok iyi değilim.

Çevrimdışı ayşe

  • V.I.P.
  • *****
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
I'm used to
« Yanıtla #7 : 12 Ekim 2008, 23:45:31 »
My mother is not used to have an operation. Annem ameliyat olmaya alışkın değildir.

Çevrimdışı ayşe

  • V.I.P.
  • *****
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
I'm used to
« Yanıtla #8 : 13 Ekim 2008, 17:47:53 »
I am used to CARRY the project FORWARD. Projeyi geliştirmeye alışkınım.
I am used to CARRY FORWARD my losses to the next financial year. Zararlarımızı sonraki mali yıla katmaya alışkınım.

I will soon get used to CARRY the project FORWARD. Çok geçmeden projeyi geliştirmeye alışacağım.
I will soon get used to CARRY FORWARD our hosses to the next financial year. Çok geçmeden zararlarımızı sonraki mali yıla nakletmeye allışacağım.


I have become used to CARRY the project FORWARD for many years. Yıllardır projeyi geliştirmeye alışkınım.

http://www.usingenglish.com/reference/phrasal-verbs/carry+forward.html

Carry forward - Include a figure in a later calculation (en son hesaplama içine bir sayıyı katmak)
Example:
They CARRIED FORWARD their losses to the next financial year.
Sonraki mali yıla, zararlarını kattılar.


Carry forward - Make something progress
Example:
They hope the new management will be able to CARRY the project FORWARD.
Yeni yönetim kurulunun, projeyi geliştireceğini umuyorlar.
« Son Düzenleme: 14 Ekim 2008, 00:59:41 Gönderen: ayşe »

Çevrimdışı ayşe

  • V.I.P.
  • *****
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
I'm used to
« Yanıtla #9 : 14 Ekim 2008, 14:02:06 »
I'm used to use up the olive oil.  Zeytinyağını tüketmeye alışkınım.
I was used to use up the olive oil. Zeytinyağını tüketmeye alışkındım.
I got used to use up the olive oil. Zeytinyağını tüketmeye alıştım.
I will get used to use up the olive oil. Zeytinyağını tüketmeye alışacağım.


use up:
1. kullanıp bitirmek , tüketmek. bitir. harcamak, bitirmek, tüketmek.
2. harcamak, tüketmek.
3. bitir.

http://www.usingenglish.com/reference/phrasal-verbs/use+up.html

Use up - Finish or consume all of something (bir şeyin hepsini tüketmek veya bitirmek)
Example:
We USED UP all the olive oil. Zeytinyağının hepsini tükettik.


Share via facebook Share via technorati Share via twitter