Site İçi

ingilizce yıllık planlar
ingilizce yazılı sınavları
ingilizce dinleme cdleri
ingilizce zümre tutanakları
ingilizce ders kitapları
2. sınıf ingilizce forumu

ingilizce teog forumu

Ads

Son Mesajlar

Malatya Uzman Grup

Facebook'ta Bizi Takip Edin



Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?
18 Aralık 2014, 11:30:22

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Türkçeye çevirme oyunu  (Okunma sayısı 4807 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

29 Nisan 2009, 16:48:53
  • V.I.P.
  • *****
  • Teşekkür Et
  • -Verilen: 0
  • -Gelen: 12
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
Forum oyunlarında Türkçeye çevirme diye bir oyun var. Ama bu oyunda herkes kendisi bir cümle veya paragraf yazacak, onu çevirecek. Bu oyun ile çevirme becerimizi artırmayı hedefliyoruz. Sonraki kişi, önceki mesajdaki çevirideki yanlışları biliyorsa ve düzeltirse daha iyi olur.

Aşağıdaki cümleler javascript forumundan:

Agreed, plus are you only targeting people from the UK? Because in America and other countries they use a completely different system known as zip codes (and have no postal code) so unless you are only targeting a limited number of countries you might want to rethink your naming structure too.

Anlaşıldı, ve ayrıca sen sadece İngilteredeki insanları mı hedefliyorsun? Çünkü Amerika ve diğer ülkelerde, onlar zip kodları (ve posta koduna sahip değil) olarak bilinen tamamen farklı sistemler kullanır, bu yüzden sen sadece sınırlı sayıdaki ülkeyi hedeflemedikce, adlandırma yapınızı da tekrar düşünmek isteyebilirsin.

You are not allowed to view links. Register or Login
postal code: posta kodu


Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests)
Şu andaki bu konuyu görüntüleyen aktif kullanıcılar ( 0 üye ve 1 ziyaretçi)

currently:
1. geçerli/güncel olarak. 2. bu günlerde. 3. halen. 4. şu anda. 5. mevcut durumda. 6. bugünlerde. 7. halihazırda. 8. şu andaki. 9. şu anki. 10. akıntı. 11. içinde bulunulan an dilimi, akım (elektrik), akıntı (su, nehir...). 12. yaygın. 13. YÜRÜRLÜKTEKİ; KULLANILMAKTA OLAN; CARİ. 14. akım. 15. akan. 16. aktüel. 17. akış. 18. bugünkü. 19. cari. 20. cereyan. 21. eğilim. 22. geçer. 23. geçerli. 24. güncel. 25. tedavüldeki. 26. yürürlükte. 27. şimdiki. 28. yürürlükteki. 29. tedavülde. 30. mevcut. 31. genellikle amper birimiyle ölçeklendirilen elektrik akışı ölçüsü. 32. suyun akışı. 33. geçerli Pu anki / yürürlükteki. 34. akim. 35. current account cari hesap. 36. current history bugünün tarihi. 37. revaçta olan. 38. current events gazete haberleri. 39. current expenses günlük masraflar. 40. current. 41. günlük giderler. 42. tutulan. 43. tedavülde olan. 44. şimdiki zamana ait. 45. hali hazırdaki. 46. akarsu debisi. 47. düşünce hayatında ortaya çıkan yeni akım. 48. halihazırdaki. 49. havanın belli bir yere doğru yer değiştirmesi. 50. kullanılan.


thread:
1. geçir. 2. iplik geçirmek. 3. En küçük yürütme birimi. 4. ipe dizmek. 5. iplik. 6. aktariye. 7. arasından geçmek. 8. ince çizgi. 9. ip. 10. lif. 11. tel. 12. vida. 13. vida dişi. 14. vidaya diş açmak. 15. düşünüş tarzı. 16. ipliğe dizmek. 17. vidaya, somuna vb. diş açmak. 18. vidaya, somuna vb. diş kesmek. 19. filmi, makarayı vb. yerine takmak. 20. dizi. 21. (vidada) yiv. 22. iplik geçirmek (iğneye). 23. takmak (film). 24. kaplamak. 25. -e iplik geçirmek: Will you thread this needle, please? Lütfen bu iğneye iplik geçirir misiniz?. 26. film. 27. İplik veya lif şeklinde uzantı, bu nitelikte oluşum. 28. His life han. 29. kaşıktan iplik gibi akmak thread of life hayat bağı. 30. diş kesmek. 31. vidaya yiv açmak. 32. tire. 33. yol bulup geçmek. 34. yiv. 35. silsile. 36. sıra. 37. iş parçacığı. 38. dişli (vida). 39. vida dişli. 40. burgulu. 41. pafta. 42. vida açma. 43. dizmek. 44. diş açmak. 45. (sıfat) dişli (vida). 46. dişli. 47. iplik gibi.


If it's valid for the element and supported by the browser.
Eğer o element için geçerliyse ve tarayıcılar tarafından destekleniyorsa.

valid:
1. geçer. 2. geçerli. 3. kanuni. 4. mantıklı. 5. meşru. 6. sağlam. 7. yasal. 8. yürürlükte. 9. muteber. 10. yerinde. 11. geçerli: valid passport geçerli pasaport. 12. doğru, sağlam: valid evidence sağlam kanıt. 13. yasal, meşru: valid heir yasal mirasçı. 14. validlymuteber olarak. 15. meşru olarak. 16. meriyette. 17. doğru. 18. geçerli olmak. 19. geçmek. 20. geçerli olmak. 21. muteber olmak. 22. geçerli bir şekilde. 23. geçerlilik. 24. i., bak. validity.



Any legal style You are not allowed to view links. Register or Login, note the use of camel-case with hyphens.

Herhangi bir kanuni sitil özelliği, tire ile camel-case nin kullanımına dikkat et.



note:
1. işaretlemek. 2. kâğıt para. 3. pusula. 4. not. 5. zerre. 6. belge. 7. belirti. 8. bildirmek. 9. dikkat. 10. dikkat etmek. 11. farketmek. 12. farkına varmak. 13. fatura. 14. itibar. 15. izah. 16. işaret. 17. marka. 18. not etmek. 19. nota. 20. notalarını yazmak. 21. saygınlık. 22. senet. 23. tanımak. 24. tezkere. 25. yazmak. 26. önem. 27. önem vermek. 28. şöhret. 29. müzekkere. 30. şerh. 31. fark etmek. 32. bono/emre yazılı senet. 33. ehemmiyet : hesap pusulası. 34. hesaba alma. 35. adi senet. 36. belirtmek. 37. söz etmek. 38. protesto etmek (senet). 39. delil. 40. protesto etmek. 41. bono. 42. not etmek not. 43. dikkat etmek farkına varmak. 44. kaydetmek. 45. betik. 46. anmak. 47. numara. 48. müz. nota; ses. 49. piyano tuşlarından biri. 50. pol. nota.


The returned value of the function is an array- the alert function always tries to convert its argument to a string- here, toString for each element of the array, joined with commas.

The regular expression-
rx= /(^| )('([^']+)'(([^ ']+)')?)(?= |$)/g;
The pattern it is trying to match is:
1.Starting with the beginning of the text OR following a space,(^| )
match an apostrophes, followed by some number of characters that are NOT apostrophes, followed by an apostrophe, ('([^']+)'

that are followed by a space or the end of the text (?= |$)

Optionally, (if it is an apostrophe within a quoted section) followed by characters that are not spaces or apostrophes (([^ ']+)')?)

The exec loop finds an array each time it finds a match,
and continues looking for another match until there are no more matches.
Each time through the loop, the part of the match from its first to its last apostrophe is added the the array that is eventually returned.



Fonksiyonun dönen değeri bir dizidir - mesaj fonksiyonu daima onun argumanlarını (fonksiyona gönderilen değerlerini) bir stringe dönüştürmeye çabalar- burada, dizinin herbir elemanı için toString, virgüllerle birleştirilen.
Düzenli ifade -
rx= /(^| )('([^']+)'(([^ ']+)')?)(?= |$)/g;
onun yakalamaya çalıştığı model:
1. Yazının başlangıcıyla veya bir boşluğu takip edenle başlatmak, (^| )

Kesme işareti tarafından takip edilen, kesme işareti olmayan birkaç karakter tarafından takip edilen kesme işaretini yakala, (([^ ']+)')?)

gerisini daha sonra çevireyim.



comma:
1. virgül. 2. virgül işareti. 3. (isim) virgül. 4. inverted commas tırnak işareti. 5. kolera mikrobu. 6. comma bacillus virgül şeklinde mikrop. 7. virgüller.

apostrophes:
1. kesme işareti. 2. apostrof. 3. başkası için söylenen söz. 4. kesme işareti gram. 5. seslenme. 6. kesme imi. 7. birisine yöneltilen sözler. 8. tepeden virgül. 9. yazıda kullanılan kesme. 10. olmayan kişiye hitap. 11. kesme. 12. nutuk esnasında appeal orada bulunmayan belirli bir şahsa hitaben söylenen sözler. 13. gönderme/kesme işareti.


You are not allowed to view links. Register or Login returns the number of milliseconds. getTime(), milisaniye sayısına döner.


If you can add or remove a row from anywhere in the table, you will need to change the class names of every row after the changed row.

If you remove the first row, or insert a new row there, you cannot read the previous row's class name.


Eğer tablo içinde herhangi bir yerden bir satır kaldırabilir veya ekleyebilirsen, satır değiştikten sonra her satırın class adını değiştirmeye ihtiyaç duyacaksın.

Birinci satırı kaldırırsan veya oraya yeni bir satır yerleştirirsen, önceki satırın class adını okuyamassın.

Looping through rows, each row will have an index that is odd or even.
This method resets the class names based on the rows index-


Satırlar arasında dönerek, he satır çift veya tek bir indekse sahip olacak.
Bu metod, satırların indeksine bağlı olarak class isimlerini siler.

If you are removing a row, pass the function the next row, otherwise pass the new row.
If you sort the table, pass the first row.

Satırı kaldırıyorsan, sonraki satırı fonksiyona geçir, aksi halde yeni satırı geçir
Tabloyu sınıflandırıyorsan, birinci satırı geç.

sort:
1. ayırmak. 2. enva. 3. soy. 4. tip. 5. halletmek. 6. kalem. 7. kalite. 8. menşe. 9. onarmak. 10. sınıf. 11. tür. 12. ayıklamak. 13. harf takımı. 14. punto. 15. sınıflandırmak. 16. sıralamak. 17. tamir etmek. 18. tarz. 19. tasnif etmek. 20. türlü. 21. yol. 22. çeşit. 23. çözümlemek. 24. şekil. 25. nevi. 26. ayıklanmak. 27. cins. 28. usul. 29. keyifsiz. 30. diz. 31. (bir şeyleri) (başka şeylerden) ayırmak; tasnif etmek, bölümlemek, sınıflamak. 32. sırala. 33. tabiat. 34. birlik olmak. 35. sırala(mak). 36. tip/tür. 37. gücenik. 38. sort sınıfla. 39. küskün. 40. dargın. 41. of sorts sıradan. 42. oldukça. 43. rahatsız. 44. sort of k. 45. dili. 46. after a sort bir dereceye kadar. 47. out of sorts k. 48. in some sort bir derecede. 49. türleri. 50. ayırmak (bir şeyleri başka şeylerden).


even:
1. bile. 2. eşit. 3. çift. 4. rağmen. 5. düz. 6. çift (sayı). 7. beraber. 8. denk. 9. değişmeyen. 10. dengeli. 11. düz olmak. 12. düzenli. 13. dahi. 14. başabaş. 15. düzgün. 16. hem. 17. düzlem. 18. düzlemek. 19. düzleşmek. 20. düzleştirmek. 21. engebesiz. 22. eşit olarak bölüştürmek. 23. fit olmuş. 24. hatta. 25. muntazam. 26. paralel. 27. pürüzsüz. 28. sakin. 29. tam. 30. tarafsız. 31. temkinli. 32. çift sayı. 33. üstelik. 34. müsavi. 35. düzeltmek. 36. düz eşit. 37. tesviye etmek. 38. bir düzeyde. 39. (şiirde) akşam. 40. doğru. 41. aynı seviyede. 42. düz etmek. 43. adv.hatta:adj.çift,çift. 44. çıft. 45. even so öy. 46. tamamıyla. 47. da. 48. daha da. 49. aynı. 50. yatay.

odd:
1. Tek (sayı, rakam). 2. sıradışı. 3. acayip. 4. garip. 5. tek. 6. alelacayip. 7. ara sıra olabilen. 8. bambaşka. 9. garabet. 10. küsur. 11. tek tük. 12. teki olmayan. 13. tuhaf. 14. ara sıra yer alan. 15. tam sayıdan artan. 16. alelacaip. 17. iki ile bölünemeyen. 18. / n / artan şey. 19. yabansı. 20. Tek sayı. 21. artan. 22. tek: odd number tek sayı. odd sock tek çorap. 23. küsur: ten thousand odd dollars on bin küsur dolar. 24. acayip şekilde. 25. garip bir biçimde. 26. işin garibi. 27. tuhaf bir şekilde. 28. acayip bir biçimde. 29. tuhaf / garip olan şu ki. 30. acayiplik. 31. gariplik. 32. tuhaflık. 33. acayip sekilde. 34. garip bir şekilde. 35. yabansılık. 36. tuhaflik. 37. teklik/gariplik.

I guess we'll need the help of some more experienced forum members to explain what's happening ,
but so long as it works for you, I'm happy .


Zannediyorum ki, ne olduğunu açıklamak için biraz daha uzmanlaşmış forum üyelerinin yardımına ihtiyaç duyuyoruz, fakat senin için o çalıştığı sürece, ben mutluyum.

guess:
1. tahmin etmek. 2. tahmin. 3. keşfetmek. 4. içine doğmak. 5. kestirmek. 6. sanı. 7. sezmek. 8. tahminde bulunmak. 9. varsayım. 10. varsayımda bulunmak. 11. zan. 12. zannetmek. 13. farz etmek. 14. keşfetme. 15. sanmak. 16. I guess so. 17. Galiba. 18. farzetmek. 19. tahmin et. 20. düşünmek. 21. tahmin etmek. 22. sanmak. 23. zannetmek.


Then the answer lies in the programming language which produces this text. For example, if you were using php, you could use json_encode() to produce a valid javascript string.
Öyleyse cevap, bu metni üreten programlama dilinde yatıyor. Örneğin sen, php kullansaydın, geçerli bir javascript stringi üretmek için json_encode() kullanabilirdin.


You are not allowed to view links. Register or Login
then:
1. o zamanlar. 2. ondan sonra. 3. sonra. 4. öyleyse. 5. o vakit. 6. böylece. 7. ayrıca. 8. başka zaman. 9. bunun için. 10. demek. 11. derken. 12. o halde. 13. o zaman. 14. o zamanki. 15. o zamanlarki. 16. zira. 17. öyle ise. 18. madem öyle. 19. netice olarak. 20. o esna da. 21. o hal de. 22. şu halde. 23. o zaman: We were young then. O zaman gençtik. They'll have come by then. O zamana kadar gelmiş olacaklar. What'll happen then? O zaman. 24. ondan sonra. 25. o zaman vaki olan. 26. And if the bed should catch fire. 27. derhal. 28. what then?. 29. then and there hemen.


valid:
1. geçer. 2. geçerli. 3. kanuni. 4. mantıklı. 5. meşru. 6. sağlam. 7. yasal. 8. yürürlükte. 9. muteber. 10. yerinde. 11. geçerli: valid passport geçerli pasaport. 12. doğru, sağlam: valid evidence sağlam kanıt. 13. yasal, meşru: valid heir yasal mirasçı. 14. validlymuteber olarak. 15. meşru olarak. 16. meriyette. 17. doğru. 18. geçerli olmak. 19. geçmek. 20. geçerli olmak. 21. muteber olmak. 22. geçerli bir şekilde. 23. geçerlilik. 24. i., bak. validity.

produce:
1. yetiştirmek. 2. ortaya koymak. 3. mahsul. 4. neden olmak. 5. doğurmak. 6. mal. 7. elde etme. 8. göstermek. 9. sahnelemek. 10. sebze. 11. sonuç. 12. uzatmak. 13. yapmak. 14. yayınlamak. 15. zahire. 16. zerzevat. 17. üretmek. 18. ürün. 19. mahsullü. 20. üretim. 21. üretim yapmak. 22. ürün vermek. 23. sebze ve meyve. 24. vermek (meyve/sebze). 25. meyve vermek. 26. getirmek (faiz). 27. sahneye koymak (oyunu). 28. meydana getirmek. 29. hazırlamak. 30. vermek (meyve). 31. üret. 32. 1.üretmek, yapmak. 33. (meyve/sebze) vermek. 34. (oyunu). 35. hâsılat. 36. imal etmek. 37. sonuç çıkarmak. 38. sahneye koymak. 39. mahsul vermek. 40. meydana koymak. 41. üret,v.üret:n.ürün. 42. göster/çıkar/üret. 43. getirmek. 44. ortaya çıkarmak. 45. vermek. 46. sonuç çıkarm. 47. (film) sahneye koymak. 48. çıkarıp göstermek. 49. marketlerde sebze meyve satılan bölüm. 50. doğurmak (hayvan)


Is the "value" going to change while the page is being used? Where does the value come from? (is it entered by the user?)

The arrow can be relatively positioned on top of the "static blending" image with a 'left' property set to a percentage, like you said.


Sayfa kullanılıyorken değer değişecek mi? Değer nereden gelir? (kullanıcı tarafından o girilir mi??
Senin söylediğin gibi, "static blending" resminin üstüne "left" özelliğine bir yüzde ayrlamakla, ok göreceli pozisyonlandırılabilir.


arrow:
1. ok. 2. ok işareti. 3. ibre. 4. temren. 5. arrowhead ok başı. 6. oklar.

With IE when you use innerHTML you cannot add part of a table. If you include a <td> tag in the innerHTML then the <table> tag must be there too.

IE ile, innerHTML kullandığın zaman, tablonun parçasını keleyemezsin. innerHTML içine <td> etiketini katarsan o zaman <table>  etiketi de orada olmalı.

I guess switching wasn't it, it seems to have made things worse.
Maybe you need to escape the p tag slash like you did the other tags?


Zannediyorum, anahtar o değildi, o kötü birşeyler yapmış görünüyor.
Belki sen, senin yaptığın diğer etiketler gibi p etiketi sılaşhını "\" kaçırmaya ihtiyaç duyuyorsun.

escape:
1. kaçmak. 2. paçayı sıyırmak (Argo). 3. aklına gelmemek. 4. atlatmak. 5. dinlendirici şey. 6. firar. 7. firar etmek. 8. fıymak. 9. gözünden kaçmak. 10. hatırından çıkmak. 11. kaçak. 12. kaçak yapmak. 13. kaçamak. 14. kaçma. 15. kaçıp kurtulmak. 16. kaçış. 17. kaçış yolu. 18. kurtulma. 19. kurtulmak. 20. kurtuluş. 21. merdiven. 22. paçayı kurtarmak. 23. paçayı sıyırmak. 24. sızma. 25. sızmak. 26. sızıntı. 27. boşaltma deliği. 28. kurtarmak. 29. kaçiş. 30. kaç. 31. sızma, sızıntı (kan, lenf v.s). 32. Dışarı çıkma, salınma, serbest hale geçme (hormon v.s.). 33. çıkış, dönüş. 34. (Esc) Kaçış. 35. Vazgeçmek. 36. at. 37. aklından/hatırından çıkmak. 38. sız/kaç/kurtul. 39. çıkmak. 40. His name had escaped me. 41. kurtuluş/sızıntı/kaçış. 42. firar etmek kurtulmak. 43. ismi hatırımdan çıkmıştı. 44. çıkış. 45. hatırından çıkmak. 46. kaçamak yapmak. 47. kurtulmak. 48. aklından çıkmak. 49. kaçma. 50. kaç.

switching:
1. akım verme. 2. araştırma. 3. bağlama. 4. değiştirme. 5. elektrik verme. 6. makas değiştirme. 7. manevra. 8. çevirme. 9. akım kesme. 10. anahtarlama. 11. makas kumandası. 12. cereyan açma. 13. kısa vadeli senetleri. 14. uzun vadeli senet bileşimine değiştirme. 15. tebdili hat. 16. sabit faizli senetlerden hisse senedine geçmek gibi bir tür senetten başka tür senede geçme. 17. kesme. 18. devre. 19. MAKAS AÇMA, MAKASTAN GEÇME, MANEVRA YAPTIRMA:Tertipleme veya yükleme ve boşaltma durumuna almak maksadıyla vagonları bir hattan başka bir hatta geçirme. 20. anahtarlama, aktarma. 21. anahtarla. 22. anahtar. 23. değiştirme. 24. bağlayıcı. 25. cereyan. 26. dal. 27. demiryolu makası. 28. değişim. 29. değişme. 30. değişmek. 31. değiştirmek. 32. dönüşme. 33. dönüştürme. 34. düğme. 35. elektrik düğmesi. 36. filiz. 37. ince dal. 38. makas. 39. makas değiştirmek. 40. postiş. 41. sallamak. 42. sürgün. 43. takma saç örgüsü. 44. yer değiştirmek. 45. çubuk. 46. şalter. 47. akım kesici. 48. açıcı. 49. anahtarlamak. 50. ilave saç.


Well, "unknown runtime error" isn't very helpful.
Maybe if you assigned the innerHTML before the appendChild() ??

Pekala, "bilinmeyen çalışma hatası" çok yardımcı değildir.
appendChild() den önce innerHTML atarsan belki?

assign:
1. atamak. 2. belirlemek. 3. devralan kimse. 4. devretmek. 5. göreve seçmek. 6. hak sahibi. 7. saptamak. 8. tahsis etmek. 9. tayin etmek. 10. vermek. 11. ardıl. 12. onun yerine geçen kimse. 13. iradesi hukuk düzenince korunan kişi. 14. birinden sonra gelip. 15. temellük eden. 16. görev vermek. 17. seçmek. 18. ayırmak. 19. bağlamak. 20. (birine) (belirli bir) görev vermek: I assigned you to. 21. bir varlığın devredildiği şahıs. 22. halef. 23. devralan. 24. devir ve temlik etmek. 25. tahsis et. 26. ATAMAK:Personeli, esasen ve/veya nispeten daimi olan belirli görevlere veya hizmetlere vermek. Ayrıca bakınız: "attack". 27. ayırma, tahsis/tayin etme, devretme. 28. tahsisi mümkün. 29. devretmek assignable tayini mümkun. 30. atfetmek hamletmek. 31. feragat edilmesi mümkün. 32. ata/ver. 33. kararlaştırmak. 34. aylrmak tahsis etmek. 35. iş vermek. 36. tahsis edilmiş. 37. kararlaştırma. 38. görevli. 39. devredilmiş. 40. tahsis etmek. 41. tahsis edilen. 42. devredilen şeyler. 43. feragat edilen şeyler. 44. devretmek. 45. göstermek. 46. havale etmek. 47. tahsis etmek. 48. temlik. 49. terk etmek. 50. temlik etmek.

If it smells like homework we need to tread carefully. Aliye has done no favor but allowing Adnan to cheat him or herself.
Ev ödevi gibi görünüyorsa, dikkatlice mesaj eklemeye ihtiyaç duyarız. Aliye beğenilmeyi fakat onu ve kendisini kandırmak için Adnan'a izin vereni yaptı.

If I understand correctly what you're trying to achieve:

Senin başarmaya çalıştığın şeyi doğru olarak anlıyorsam:

The code I wrote will do that, provided that 'pattern' & 'chalkboard' are the IDs in question.
Benim yazdığım kod bunu yapacak, şartıyla ki 'pattern' & 'chalkboard', sorulardaki idlerdir.
Benim yazdığım kod, 'pattern' & 'chalkboard' sorudaki idler olması şartıyla, bunu yapacak.
« Son Düzenleme: 16 Haziran 2010, 17:42:09 Gönderen: ayşe »



İngilizce Kursları
Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).

Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

30 Nisan 2009, 10:34:06
Yanıtla #1
  • V.I.P.
  • *****
  • Teşekkür Et
  • -Verilen: 0
  • -Gelen: 12
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
Display the Message at the top of the page.
Sayfanın üstünde mesajı göster.

Then you can remove it after the page has loaded.
Böylece, sayfa yüklendikten sonra onu kaldırabilirsin.

You are not allowed to view links. Register or Login
then:
1. o zamanlar. 2. ondan sonra. 3. sonra. 4. öyleyse. 5. o vakit. 6. böylece. 7. ayrıca. 8. başka zaman. 9. bunun için. 10. demek. 11. derken. 12. o halde. 13. o zaman. 14. o zamanki. 15. o zamanlarki. 16. zira. 17. öyle ise. 18. madem öyle. 19. netice olarak. 20. o esna da. 21. o hal de. 22. şu halde. 23. o zaman: We were young then. O zaman gençtik. They'll have come by then. O zamana kadar gelmiş olacaklar. What'll happen then? O zaman. 24. ondan sonra. 25. o zaman vaki olan. 26. And if the bed should catch fire. 27. derhal. 28. what then?. 29. then and there hemen.



If you want them to choose between two alternatives then either two radio buttons with the same name or one checkbox (possibly with a hidden field to hold the second value) will both work the same (provided you apply a default so that one radio button must be selected).

If you want more than two alternatives then you can't use a checkbox and must use radio buttons (or a select list).


İki tercih arasında seçim yapmak için onları istiyorsan, o zaman aynı isimle iki radyo butonundan biri veya bir onay kutusu (muhtemelen ikinci değeri tutan gizlenmiş bir alanla birlikte) her ikisi aynı çalışacak (bir radyo butonunun seçilmiş olması iiçin bir varsayılan uygulamak şartıyla).

İki tercihten daha fazlasını istiyorsan, o zaman onay kutusu kullanamazsın ve radyo butonları kullanmalısın (veya açılan kutu).




You are not allowed to view links. Register or Login
possibly:
1. muhtemelen. 2. mümkün olduğunca. 3. olabilir. 4. imkân dahilinde. 5. belki. 6. mümkün olarak. 7. ihtimal. 8. herhalde. 9. belki/imkan dahilinde. 10. mümkün. 11. olabilir. 12. caiz. 13. akla uygun. 14. makul. 15. muhtemel. 16. olanaklı. 17. olası. 18. olumsal. 19. olur. 20. varit. 21. imkân dahilinde. 22. akla sığar. 23. mümkün olmak. 24. muhtemel olmak. 25. kısmet olmak. 26. ihtimal. 27. kabil. 28. MUHTEMEL:Beyanı etkileyecek bazı emarelerin mevcut bulunduğu koşullar altında yapılmış bir beyanı nitelemekte kullanılan bir terim. Bu emare, ifadeyi garanti etmek için yeterlidir, ancak doğru olarak varsaymak için yeterli değildir. Ayrıca bakınız: "probable". 29. imkân. 30. mümkündür ki. 31. mümkün olan şey. 32. possiblybelki. 33. muhtemel/mümkün. 34. olurlu.

You are not allowed to view links. Register or Login
provided:
1. şartıyla. 2. sağlanmış. 3. şu şartla ki. 4. eğer. 5. olduğu takdirde. 6. vidalı. 7. ancak. 8. tedarik edilen. 9. sağla(mak). 10. sağla. 11. şartıyle. 12. provide şart koş/sağla. 13. sadece. 14. olmak kaydıyla. 15. şayet. 16. sağlamak. 17. tedarik etmek sağlamak. 18. -i şart koşmak. 19. provide şart koş/sağla. 20. temin etmek. 21. sağlamak, temin etmek, tedarik etmek; getirmek: Oğuz provided the drinks. Meşrubatı Oğuz getirdi. 22. tedarikli bulunmak. 23. sağla. 24. bulup vermek. 25. provide for geçimini sağlamak. 26. ihtiyatlı bulunmak. 27. önceden hazırlamak. 28. provide against hazırlıklı bulunmak. 29. donatmak. 30. bulunmak. 31. bulmak. 32. hazırlıklı olmak. 33. ihtiyacını karşılamak. 34. karşılamak. 35. koşul koymak. 36. önlem almak. 37. şart koşmak. 38. bulup vermek. 39. vermek. 40. öngörmek. 41. tedarik etmek. 42. bulundurmak. 43. hazırlamak. 44. sağlanmak.

You are not allowed to view links. Register or Login
apply:
1. başvurmak. 2. uygulamak. 3. yapıştırmak (bant). 4. to/for -e başvurmak, -e müracaat etmek: Apply to the head physician's office. Baştabipliğe başvurun. 5. gitmek (birine). 6. uygulama; başvurma. 7. ilgili olmak. 8. ilgisi olmak. 9. kullanmak. 10. müracaat etmek. 11. sürmek. 12. uygun düşmek. 13. uygun olmak. 14. uygulamak, tatbik etmek: You. 15. uygula. 16. tatbik etmek. 17. tahsis etmek. 18. ayırmak. 19. hasretmek. 20. apply oneself to something kendini bir. 21. başvurmak apply a match kibritle tutuşturmak. 22. ait olmak. 23. mahsus olmak. 24. atfetmek. 25. taalluk etmek. 26. vermek. 27. yaklaştırmak. 28. denenmiş. 29. müracaat etmek. 30. kılgısal. 31. pratik. 32. uygulamalı. 33. uygulanan. 34. ameli. 35. tatbiki. 36. kılgılı. 37. başvurmak. 38. tatbik etmek. 39. tatbik sahasına koymak. 40. uygula. 41. kullanıma geçmiş. 42. ver/başvur/uygula. 43. uygulanır. 44. başvur. 45. basvur. 46. başvur. 47. uygula. 48. -i içermek. 49. -i ilgilendirmek. 50. içermek.

Thanks for the useful advice, I thought it might be something like that - any example of how this would work?

Faydalı öğütler için teşekkürler, ben düşündüm o bunun gibi birşey olmalı, bunun nasıl çalışacağının her hangi bir örneği? (herhalde burada örnek var mı demek istemiş, sonuna soru işareti koyduğuna göre).


Only 1 window can have the focus.
Sadece 1 pencere odaklanmaya sahip olabilir.

Try this instead:

Onun yerine bunu dene:

When a form is submitted, the page is dismissed. Does this form reload the same page? If so then you need
to prevent your div being hidden on reload.


Form gönderildiği zaman, sayfa azledilmiş olur. Bu form aynı sayfayı yeniden yükler mi? Eğer öyleyse o zaman sen  yeniden yükleme üzerine gizlenmiş olan katmanınıza engel olmaya ihtiyaç duyuyorsun.
(bu çeviriyi pek beğenmedim)

dismissed:
1. işten çıkarılmış. 2. kovulmuş. 3. (dava) reddolunmuş. 4. kov. 5. azletmek. 6. açığa çıkarmak. 7. görevden almak. 8. işten kovmak. 9. affetmek. 10. bertaraf etmek. 11. bırakmak. 12. dağılın. 13. defetmek. 14. ihraç etmek. 15. işten çıkarmak. 16. kovmak. 17. salıvermek. 18. savmak. 19. yol vermek. 20. azletmek, işçi çıkarmak. 21. atılmak. 22. görevden alınmak. 23. azledilmek. 24. işten atmak. 25. reddetmek (dava). 26. 1. işten çıkarmak, kovmak; görevden almak, görevden uzaklaştırmak: The Prime Minister has dismissed two members of her cabinet. Başbakan dismiss from one's mind aklından çıkarmak, düşünmemek. 27. azletme. 28. davayı reddetmek. 29. çıkar. 30. işten çıkarmak, kovmak; görevden almak, görevden uzaklaştırmak: The Prime Minister has dismissed two members of her cabinet. Başbakan dismiss from one's mind aklından çıkarmak, düşünmemek. 31. PAYDOS ETMEK:Herhangi bir eğitim, tören veya düzenden sonra dağılmak üzere bir birliğe emir vermek. 32. Paydos, dağılma. 33. kov. 34. dismissible. 35. izin. 36. müsaade. 37. dismiss from mind aklından çıkarmak. 38. azledilme. 39. düşünmemek. 40. dismissal yol verme. 41. gitmesine müsaade etmek. 42. defetmek bırakmak. 43. bertaraf etmek. 44. azlolunmak.

reload:
1. Yeniden yüklemek, yeniden doldurmak. 2. silahı yeniden doldurmak. 3. yeniden yüklemek. 4. (borsa) ucuz alıp pahalı satmak. 5. tekrar doldur. 6. yeniden yüklemek. 7. yeniden yükleme.

prevent:
1. engel olmak. 2. önlemek, engellemek, mâni olmak; -den alıkoymak. 3. mâni olmak. 4. durdurmak. 5. engelleme. 6. preventionönleme. 7. önünü almak. 8. durdurulur. 9. önlemek. 10. engellemek. 11. yol göstermek. 12. önle. 13. preventable önlenebilir. 14. önüne geçilebilir. 15. engelle. 16. menetmek. 17. önden gitmek. 18. önüne geçmek. 19. alıkoymak. 20. engel olmak. 21. önlemek. 22. önleyen. 23. engellenmiş. 24. alıkonmuş. 25. engellemek. 26. karşılamak. 27. set çekmek. 28. mani olmak. 29. önlenen. 30. önle.


Here's a solution from You are not allowed to view links. Register or Login

You are not allowed to view links. Register or Login  den bir çözüm burada.

Thanks, I'll have a look at that.

Teşekkürler, buna bir göz atacağım.

The page is reloading. If the validation fails, the function should return false.
Sayfa yükleniyor. Onaylama başarısız ise, fonksiyon yanlışa dönmeli.

validation:
1. sağlamlama,geçerliliğini kanıtlama. 2. onaylama. 3. tasdik. 4. TEST SONUCU KONTROLU, ONAYLAMA:Bir şeyi ölçen bir test veya diğer değişken büyüklüğün ölçebilme derecesini tayin işlemi. 5. (OF TRAINING PROGRAM) EĞİTİM PROGRAMININ GEÇERLİLİĞİ. 6. geçerlilik testi. 7. geçerlilik. 8. geçerli kılma.

fail:
1. başaramamak. 2. zayıf not. 3. başarısız olmak. 4. yapmamak. 5. aksatma. 6. ateş almamak. 7. batmak. 8. başarısızlığa uğramak. 9. becerememek. 10. boşa çıkarmak. 11. boşa çıkmak. 12. bırakmak. 13. düşme. 14. fiyasko ile sonuçlanmak. 15. ihmal etmek. 16. kalmak. 17. suya düşmek. 18. tükenmek. 19. yapamamak. 20. ümidini kırmak. 21. yardım etmemek. 22. güçten / takattan düşmek. 23. bozulmak. 24. iflas etmek. 25. açmamak. 26. yüzüstü bırakmak. 27. başaramamak; becerememek. He failed to come. Gelmedi. 28. kuvveti kesilmek, güçten düşmek. 29. sınıfta kalmak; sınıfta. 30. bozulma. 31. başarısızlık. 32. muvaffak olamamak. 33. arıza yapmak. 34. eksik gelmek. 35. (isim) zayıf not. 36. başarısız ol. 37. başarısız ol,v.başarısız ol:n.başarısızlık. 38. başarısız. 39. başarisiz ol. 40. Hata Vermek. 41. sınıfta bırakmak. 42. geçirmemek. 43. kifayet etmemek. 44. bitmek. 45. çıkmamak. 46. kuvveti kesilmek. 47. kalmak geçememek. 48. zayıflamak. 49. çökme. 50. kusur.


You possibly require a closure to pass the variable:http://www.webdeveloper.com/forum/showpost.php?p=983738&postcount=11, although it's unclear what you are attempting to do.

Sen muhtemelen degişkeni geçmek için bir bitirme istiyorsun: Yapmaya teşebbüs ettiğin şey açık olmamasına rağmen
You are not allowed to view links. Register or Login

closure:
1. kapatma. 2. son. 3. bitirme. 4. kapanma. 5. koymak. 6. oylamaya geçmek. 7. son verme. 8. sona erdirme. 9. tartışmaları keserek oylamaya geçmek. 10. kapak. 11. oylamaya geçme (görüşme sonrası). 12. bir toplantıda tartışmaları keserek oylamaya geçiş. 13. kapayan kısım. 14. kapanış. 15. oya sunma/kapatma.

pass:
1. vermek. 2. devretmek. 3. geçmek. 4. pas. 5. aşmak. 6. beyan etmek. 7. bitmek. 8. boyunduruk. 9. dar yol. 10. dinmek. 11. dolaştırmak. 12. durum. 13. dönüşmek. 14. el çabukluğu. 15. elden ele geçirmek. 16. gezdirmek. 17. geçirmek. 18. geçit. 19. geçiş. 20. geçiş izni. 21. geçme. 22. giriş. 23. giriş kartı. 24. hokkabazlık. 25. izin. 26. kanal. 27. karar vermek. 28. kur. 29. onaylanmak. 30. pas vermek. 31. pasaport. 32. paso. 33. piyasaya sürmek. 34. ruhsat. 35. söylemek. 36. söz vermek. 37. uzatmak. 38. vaziyet. 39. çalım. 40. şebeke. 41. vaki olmak. 42. intikal etmek. 43. ikmal etmek. 44. paslaşmak. 45. kabul etmek ve onaylamak / onaylatmak. 46. oyunlarda pas verme / pas geçme. 47. savunma hatlarından geçme izni. 48. hokkabazların öteberiyi yok etmesi. 49. engelle karşılaşmamak. 50. darboğaz / yol.

attempting:
1. tevessül. 2. deneyici. 3. girişim. 4. teşebbüs. 5. teşebbüste bulunmak. 6. kalkışmak. 7. çaba. 8. kıyam. 9. denemek. 10. gayret etmek. 11. girişimde bulunmak. 12. hayatına kastetmek. 13. kalkışma. 14. kastetmek. 15. tecrübe. 16. tecrübe etmek. 17. teşebbüs etmek. 18. yeltenme. 19. yeltenmek. 20. çalışmak. 21. grişimde bulunmak. 22. suikaste teşebbüs etmek. 23. suikast girişiminde bulunma. 24. deneme. 25. çalışmak (denemek). 26. emeklemek. 27. kalkmak. 28. çalış. 29. denemek, girişimde bulunmak, teşebbüs etmek; çalışmak; kalkışmak: He attempted to climb that mountain. O dağa tırmanmayı denedi. You should. 30. el atmak. 31. girişim yapmak. 32. girişmek.

You're most welcome.
Glad I could help.
Good Luck!


Hoşgeldiniz.
Yardım edebildiğime memnunum.
İyi şanslar!


Shouldn't the alert be inside of a function that's only called after the page has loaded and the form submitted?
Sayfa yüklendikten ve form gönderildikten sonra, mesaj sadece çağrılan bir fonksiyonun içinde olmamalı mı?
Bu çeviriden de pek emin olamadım.

Always think positive you will always get the good things in life!

Her zaman olumlu düşün, hayatında güzel şeyler alacaksın daima.

if you still need some opacity assistance in relation to browser support I made an article a while back which may be useful to you.

Tarayıcı desteğiyle ilgili, birkaç donukluk yardımına ihtiyaç duyuyorsan, sana faydalı olabilcek bir müddet geride bir makale yazdım.


opacity:
1. saydam olmayış. 2. anlaşılmazlık. 3. donukluk. 4. mantıksızlık. 5. şeffaf olmayış. 6. ışık geçirmezlik. 7. opaklık. 8. saydam / şeffaf olmayış. 9. Donukluk, kesafet. 10. Donuk bölge. 11. opasite. 12. Opak, yani ışık geçirmez olma. 13. işik geçirmezlik. 14. donukluk/opaklık.


while:
1. iken. 2. aynı zamanda. 3. conj. iken. 4. zaman. 5. (bağlaç) iken, olduğu halde, irken, sırasında, karşın, rağmen, oysa, halbuki. 6. ıf.iken:prep.sırasında. 7. müddet. 8. halbuki. 9. irken. 10. karşın. 11. olduğu halde. 12. oysa. 13. rağmen. 14. süre. 15. sırasında. 16. vakit. 17. -ken. 18. bağ. 19. iken, -ken: While he was in Antalya, Hülya stayed with her mother. O Antalya'dayken Hülya annesinde kaldı. Every morning while running. 20. -iken. 21. müddet, süre: She listened to them for a while, but then she got bored. Onları bir müddet dinledi, fakat sonra sıkılmaya başladı. You've. 22. kısa süre. 23. while boşa geçir. 24. an. 25. be worth while zahmetine değmek. 26. kadar. 27. between whiles zaman zaman. 28. bazen. 29. ara sıra. 30. the while o esnada. 31. away geçirmek. 32. zaman. 33. bu esnada. 34. bu sırada. 35. dığı halde. 36. iken. 37. irken. 38. oysa. 39. rağmen. 40. süresince. 41. sırasında. 42. bir süre. 43. conj. iken. 44. (bağlaç) -iken. 45. (bağlaç) iken, irken, sırasında, zaman, süresince, dığı halde, rağmen, oysa. 46. bağ., İng., bak. while 2. 47. - iken

made:
1. garantili. 2. mamul. 3. yapılmış. 4. üretilmiş. 5. geleceği garantili. 6. başarısı kesin. 7. f., bak. make. s. yapılmış: made of wood ağaçtan yapılmış. 8. yap. 9. have it made ısmarlamak. 10. yapma. 11. doldurma. 12. gevşek örülmüş well made biçimli. 13. sonucundan emin olmak. 14. loosely made bol yapılmış. 15. iyi yapılı. 16. başarıd. 17. işi yolunda. 18. istikbali garanti altına alınmış. 19. make. 20. bak. 21. yapmak. 22. meydana getirmek. 23. kazanmak. 24. mamul. 25. yapılmış. 26. yapılı. 27. model. 28. anlam çıkarmak. 29. atamak. 30. biçim. 31. doku. 32. elde etmek. 33. ele geçirmek. 34. erişmek. 35. etmek. 36. fason. 37. girişmek. 38. gitmek. 39. ilişki kurmak. 40. kazanç. 41. marka. 42. metin. 43. olmak. 44. sağlamak. 45. tamamlamak. 46. ulaşmak. 47. varmak. 48. verim. 49. yaptırmak. 50. yapı.


If the options have no value attributes it will not work in IE

Eğer optionlar değer özelliğine sahip değilse, IE de çalışmayacak.

Give it an id
Ona bir id ver

Hide it in css

css içinde onu gizle


Reveal onchange

reveal:
1. ortaya/açığa çıkarmak; ortaya koymak, gözler önüne sermek; ele vermek; ifşa etmek, açığa vurmak: reveal one's plans planlarını. 2. açığa vurmak. 3. belli etmek. 4. afişe. 5. gözler önüne sermek. 6. ifşa etmek. 7. göstermek. 8. esin vermek. 9. ilham vermek. 10. meydana çıkarmak. 11. pervaz. 12. vahiy etmek. 13. ilham yolu ile bildirmek. 14. ortaya koymak. 15. açıklamak. 16. açığa çıkar. 17. 1. ortaya/açığa çıkarmak; ortaya koymak, gözler önüne sermek; ele vermek; ifşa etmek, açığa vurmak: reveal one's plans planlarını. 18. açıt yanağı. 19. pervaz/gösterme. 20. pencere veya kapı çerçevesinden duvarın kenarına kadar olan kısım. 21. göster. 22. ortaya çıkarmak. 23. kapı dikmesi. 24. açığa vurmak. 25. ilham yoluyle bildirmek. 26. revealmen. 27. açığa çıkarmak. 28. açıklama. 29. göz önüne seren. 30. açığa çıkarmak. 31. kadın vücudunun genelde örtülü olan kısımlarını sergileyen (giysi). 32. anlamlı. 33. dekolte. 34. bilinmedik bilgiler veren. 35. açıkta bırakan. 36. açıklamak. 37. açığa vurmak. 38. ifşa etmek. 39. ortaya çıkarmak. 40. meydana koymak. 41. izhar etmek. 42. açıklayıcı. 43. açık. 44. açığa vurma. 45. açığa çıkar. 46. (belirli bir durumu) açığa vuran/belli eden (söz). 47. göster. 48. açığa çıkarmalar.


Can you show your document or link?
Dökumanınızı ve linkinizi gösterebilir misiniz?

Are you attempting to add selected items to a total?
Toplama seçilen maddeleri eklemeye mi teşebbüs ediyorsun?

event.screenX is not the same as window.screenX- the window.screenX or window.screenLeft is the x position of the current window on the monitor.
Are you looking for event.clientX?


event.screenX, window.screenX ile aynı değil. window.screenX veya window.screenLeft, monitör üzerinde aktüel pencerenin x pozisyonudur.
event.clientX i mi arıyorsun?

current:
1. akıntı. 2. içinde bulunulan an dilimi, akım (elektrik), akıntı (su, nehir...). 3. yaygın. 4. YÜRÜRLÜKTEKİ; KULLANILMAKTA OLAN; CARİ. 5. akım. 6. akan. 7. aktüel. 8. akış. 9. bugünkü. 10. cari. 11. cereyan. 12. eğilim. 13. geçer. 14. geçerli. 15. güncel. 16. tedavüldeki. 17. yürürlükte. 18. şimdiki. 19. yürürlükteki. 20. tedavülde. 21. mevcut. 22. genellikle amper birimiyle ölçeklendirilen elektrik akışı ölçüsü. 23. suyun akışı. 24. geçerli Pu anki / yürürlükteki. 25. akim. 26. current account cari hesap. 27. current history bugünün tarihi. 28. revaçta olan. 29. current events gazete haberleri. 30. current expenses günlük masraflar. 31. current. 32. günlük giderler. 33. tutulan. 34. tedavülde olan. 35. şimdiki zamana ait. 36. hali hazırdaki. 37. akarsu debisi. 38. düşünce hayatında ortaya çıkan yeni akım. 39. halihazırdaki. 40. havanın belli bir yere doğru yer değiştirmesi. 41. kullanılan. 42. şu anki. 43. yürürlükte olan. 44. varsayılan. 45. elektrik cereyanı. 46. kürent. 47. elektron akışı veya elektrik akımı. 48. yürürlükte olan mevcut. 49. geçerli/güncel olarak. 50. geçerli olanlar.



Consider using a class change.
Bir class değiştirmeyi kullanmayı düşün.

At least 98% of internet users' DNA is identical to that of chimpanzees

İnternet kullanıcılarının DNA sının en az %98 i şempanzelerinkine eştir.

identical:
1. bir. 2. eş. 3. eşit. 4. farksız. 5. aynı. 6. ayrımsız. 7. tıpkı. 8. özdeş. 9. (with/to) (ile) aynı. 10. mat., (Felsefe) özdeş. 11. sekilde. 12. benzer/aynı. 13. identicallyaynen. 14. benzer olmak , özdeş olmak. 15. aynı. 16. z. aynen, aynı şekilde. 17. aynen.
« Son Düzenleme: 04 Mayıs 2009, 19:40:02 Gönderen: ayşe »



İngilizce Kursları
Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).

Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

29 Mayıs 2009, 17:51:37
Yanıtla #2
  • V.I.P.
  • *****
  • Teşekkür Et
  • -Verilen: 0
  • -Gelen: 12
  • İleti: 2,073
  • Karma: 1026
DOMAttrModified is able to sense the attribute's changes only if those changes are made by setAttribute( ) and removeAttribute( ) methods. If so, you should try this:
DOMAttrModified, özelliklerin değişmesini algılayabilir,  bu değişiklikler sadece setAttrebute() ve removeAttribute() tarafından yapılırsa. Öyleyse, bunu denemelisin:

changes:
1. değişiklikler. 2. tadilat. 3. değiştirmeler. 4. değiştirmek. 5. bozdurmak. 6. aktarma. 7. başkalık. 8. aktarmak. 9. demir para. 10. değiş tokuş etmek. 11. para bozdurmak. 12. paranın üstü. 6. 13. bozuk para. 14. bozmak. 15. değişmek. 16. bozukluk. 17. değişiklik. 18. değişim. 19. değişme. 20. değiştirme. 21. dönüşmek. 22. haline gelmek. 23. para üstü. 24. sapma. 25. takas etmek. 26. yenilik. 27. zimmet. 28. üstü. 29. üzerini değişmek. 30. paranın üstü. 31. bozuk. 32. çek bozdurmak. 33. üst. 34. çevirmek. 35. fark etmek. 36. kaymak. 37. aktarma yapmak. 38. tadilat. 39. tebdil. 40. tebdil etmek. 41. değiş. 42. (taşıtta) aktarma yapmak: You'll have to change trains in Ankara. Ankara'da. 43. değiştir. 44. dönüşme. 45. (tren , vapur vb) aktarma yapmak. 46. DEĞİŞİKLİKLER. 47. değiştirme değişiklik. 48. 1. değişmek 2. değiştirmek 3. değişiklik, değişme, değişim. 49. değış(mek). 50. tahvil etmek.

sense:
1. anlam. 2. his. 3. sağduyu. 4. manâ. 5. eğilim. 6. hissetmek. 7. akıl, zekâ: bring s.o. to his senses bir kimsenin aklını başına getirmek. 8. şuur. 9. fikir. 10. yön. 11. us. 12. algı. 13. algılamak. 14. amaç. 15. anlama. 16. bilincinde olma. 17. duyarlı olmak. 18. duygu. 19. duyu. 20. duyumsamak. 21. düşünce. 22. farkında olmak. 23. hissetme. 24. idrak etmek. 25. kanı. 26. mantık. 27. niyet. 28. sezme. 29. sezmek. 30. vadi. 31. anlamak. 32. duyu, his: the five senses beş duyu. 33. sez. 34. sezinlemek. 35. KIYMETLENDİRME, ATIM KIYMETLENDİRMESİ:Bak. "sensing". 36. His, duygu, duyu, sensus. 37. dirayet. 38. akıl. 39. zeki. 40. gen çoğ. 41. muhakeme. 42. mefhum. 43. meal. 44. anlam mana. 45. sense impression duyunun dimağa yaptığı etki. 46. sense percept. 47. dili anlamak. 48. sezgi. 49. sense organ duyu organı. 50. karar.


The last 9 visitor(s) to this page were: Ali, Ayşe, Ayten, Atilla, Ahmet, Adile, Asım, Atiye, Aslı
Bu sayfadaki son 9 ziyaretçi: Ali, Ayşe, Ayten, Atilla, Ahmet, Adile, Asım, Atiye, Aslı idi.

I really don't know. Gerçekten bilmiyorum.


By way of example, run the following:

Örnek yoluyla, aşağıdakini çalıştır: (dedikten sonra kod yazmış)

Subtract one date from the other and then extract the months, days, and hours from the result.
Bir tarihten diğerini çıkart ve ondan sonra ayları, günleri ve saatleri sonuçtan çıkart.

var date1 = new Date(2010,0,1);
var date2 = new Date();
var date3 = date1 - date2;
var months = date3.getMonth() ;
var days = date3.getDate();
var hours = date3.getHours();



Use weeks or days for date differences.
Months may have different numbers of days.


Tarih farkı için ayları veya haftaları kullan
Aylar, günlerin farkl sayılarına sahip olabilir.

function putInTree(value,tree)

the tree you use as a parameter is a local variable in the function.
to reference the other (global) tree in this function, use window.tree.

Bir parametre olarak kullandığın tree, fonksiyon içinde bölgesel bir değişkendir.
Bu fonksiyon içindeki diğer (yaygın) treeye göndermek için, window.tree kullan.

Convert the string values to numbers
String değerlerini numaraya dönüştür.

You are initialising sum to be an empty string and so anything that you add to it will be added as a string.
Burada sum isimli bir değişken var. Buna göre çevireceğim.
sum u boş bir string ile başlatıyorsun ve bu yüzden ona eklediğin herhangibir şey, bir string olarak eklenmiş olacak.


Change sum='' to sum=0 instead and you will then be working with numbers.

değiştir sum='' u sum=0              ve böylece numaralarla çalışıyor olacaksın.



How about posting a working copy?
I made the change you indicated and I still get a blank screen.
Is that what the fix intended to do?

Also, I don't understand how you can use ID values that are not unique.
That's a pretty good trick.


Senin belirttiğin değişikliği yaptım ve hala boş bir ekran alıyorum.
Yapmak için niyetlenilen sabitleme bu mu?

Eşsiz olmayan id değerlerini nasıl kullanabilirsin, anlamadım da.
Bu çok güzel bir kurnazlık

I played around with your 'skeleton' and found some things that made more sense to me
and makes it easier to enter questions and answers.
It took me awhile to decipher your 'levels' array set-up.

I also altered your ID duplications by using a CSS class instead. Would at least give it a chance to validate.

What do you think of the changes.


Taslağınızla oynadım ve soru ve cevapları daha kolay girmek için onu daha kolay yapan ve benim için daha duyardı yapan bazı şeyler buldum.
Sizin dizilerin seviyesini kurmayı çözmek benim biraz zamanımı aldı.
Onun yerine bir CSS class kullanarak sizin id tekrarlarını da değiştirdim.

awhile:
1. bir süre. 2. kısa bir süre. 3. biraz. 4. kısa bir süre için. 5. z. bir süre, bir müddet: You'll have to wait awhile. Bir süre beklemen lazım. 6. bir müddet. 7. kısa bir zaman için.

play around:
1. oyalanmak. 2. oynamak. 3. vakit geçirmek. 4. ciddi çalışmayıp dalga geçmek.

decipher:
1. anlamını çözmek. 2. yorumlamak. 3. deşifre etmek. 4. çözmek. 5. şifreyi çözmek. 6. şifre çözmek. 7. (şifreyi) çözmek. 8. şifresini çöz. 9. DEŞİFRE ETMEK; ŞİFRE AÇMAK:Şifreli olarak yazılmış bir haberi şifre anahtarı kullanmak suretiyle açmak. (Bu terim, kripto analiz sistemi ile şifre açmayı içine almaz). 10. Deşifre etmek, şifre çözücü. 11. anlaşılır. 12. çöz. 13. okunabilir. 14. yorumlamak decipherable halledilebilir. 15. çözmek (şifre vb). 16. çözmek (şifreyi). 17. kod açmak. 18. kod çözmek. 19. kripto çözmek. 20. şifresini çözmek. 21. şifre açmak. 22. şifreyi açma. 23. deşifre. 24. deşifre. 25. deşifre etmek. 26. okumak. 27. sökmek. 28. çözmek. 29. çıkarmak. 30. sökme.

there are two ways to avoid extra function wraps in loops.
i don't really use loops in my code anymore.
Array.map is like a loop, except that it has scope.


iki yol var, döngü içinde sarılan fazladan fonksiyondan kaçınmak için.
Ben gerçekten artık kodlarımda döngüler kullanmıyorum.
Array.map bir döngü gibi,  onun bir kapsama sahip olması hariç.

with this array:
bu diziyle:


we can see that map preserves in-use variables:
Değişkenlerin kullanımında map ın konserve edildiğini görebiliriz.

you can also cheat by using with:
with kullanarak da aldatabilirsin:

with can be a good thing, but it's easy to mis-use, so don't throw it around willy-nilly.
with güzel bir şey olabilir, fakat onu yanlış kullanmak kolay, bu yüzden onu ister istemez atma.?????????


willy-nilly:
1. 1. İster istemez.2. Rastgele. 2. ister istemez. 3. zaruri. 4. metazori. 5. rastgele şekilde. 6. ister istemez. 7. plansız. 8. ister istemez. 9. istese de istemese de.

A solution is to use the javascript method indexOf instead, where you can specify a starting point to perform the search.

Modern web browsers support Array.indexOf
For other web browsers, such as IE, you will need to first use some compatability code from


Onun yerine Javascriptin indexOf metodunu kulanmak bir çözümdür, aramayı gerçekleştirmek için bir başlangıç noktası belirleyebildiğin yerde.
Modern veb tarayıcıları Array.indexOf u destekler.
Diğer veb tarayıcıları için, örneğin İE, önce birkaç uygun koddan kullanman gerekecek.

And to answer the next question, jQuery doesn't allow you to specify a starting point to search from.


Ve sonraki soruyu cevaplamak için, jQuery aramadan bir başlangıç noktası belirlemek için sana izin vermez.

And we can also extend the loop to the length of the array, so that we're shown the original position of all values.
In fact, here is how I might extend it as well.


ve dizinin eleman sayısında döngüyü genişletebiliriz de, bütün değerlerin ilk pozisyonunu görebilelim diye.

Hatta, onu daha da nasıl genişletebildiğim burada,

in fact:
. hatta. 2. Aslında; haddi zatında: "He is, in fact, ninety five. - Aslınde doksan beş yaşında.". 3. adeta. 4. aslında. 5. bilfiil. 6. doğrusu. 7. gerçekte. 8. gerçekten. 9. hakikatte. 10. nitekim. 11. filvaki. 12. suçüstü.


I might need to see your code or a link to your site,
but if I understand what you are trying to do
and your .asp pages are working correctly ...

1. You might need to use the <frame> tag to display the selected pages (page1.asp and page2.asp) on the currently displayed page.

or

2. The only other way would be to use document.location.href="page1.asp', but I believe that would take you away from the displayed page.

Both these suggestions have a ton of examples in the forum or do a 'google' search.


daha sonra çevrilecek


I will continue to monitor this thread,
but, I would edit out (remove) your email address in the last post and use the PM service of the forum to contact me, if necessary.

I see nothing but spam in your future, which I like to avoid whenever possible.



It's impossible to help you without more specifics.
You must define what you want to happen with each selection.
For example, I have not a clue as to what 1), 2) or 4) refer towards
and I have no idea what "certain steps should be displayed".


Aşağıdaki cümle javascript forumunda soru soran kişiye yazılan cevapta yer alıyordu.
I'm not sure I understand the problem, so this is just a shot in the dark.
Problemi anladığımdan emin değilim, bu yüzden bu, karanlıkta bir atış.

All you need is:
İhtiyaç duyduğunun hepsidir:

Do you have any suggestion to improve this code ?
Bu kodu geliştirmek için bir önerin var mı?
« Son Düzenleme: 16 Haziran 2010, 17:43:45 Gönderen: ayşe »



İngilizce Kursları
Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).

Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Tags:
 

* İzinler

  • Yeni konu açamazsınız.
  • Cevap yazamazsınız.
  • Eklenti gönderemezsiniz.
  • Mesajınızı düzenleyemezsiniz.



Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
3 Yanıt
1567 Gösterim
Son İleti 01 Aralık 2007, 00:03:23
Gönderen: ozturkmbss
2 Yanıt
5357 Gösterim
Son İleti 09 Mayıs 2008, 16:02:37
Gönderen: pixar
0 Yanıt
999 Gösterim
Son İleti 17 Şubat 2009, 17:32:56
Gönderen: n--u-r
0 Yanıt
822 Gösterim
Son İleti 25 Mart 2009, 19:22:25
Gönderen: schatzkrall
1 Yanıt
1200 Gösterim
Son İleti 09 Nisan 2009, 20:39:29
Gönderen: schatzkrall
0 Yanıt
3128 Gösterim
Son İleti 07 Mayıs 2009, 14:22:23
Gönderen: cave
1 Yanıt
1724 Gösterim
Son İleti 03 Nisan 2010, 11:05:21
Gönderen: maraz147
0 Yanıt
1367 Gösterim
Son İleti 20 Mayıs 2010, 17:11:41
Gönderen: meta59
0 Yanıt
1342 Gösterim
Son İleti 10 Temmuz 2010, 04:32:12
Gönderen: onurkorkmaz
0 Yanıt
1126 Gösterim
Son İleti 17 Temmuz 2010, 12:54:05
Gönderen: sertan